KISASLILAR.COM

SiTESiNE 

HOŞ GELDİNİZ

Misafirler hanemize

Hoş geldiyiz  safa geldiz

Sizi gördük memnun olduk

Hoş geldiyiz  safa geldiz.

 

Erenlerin meydanına

Aşıkların kervanına

Ozanların bayramına

Hoş geldiyiz  safa geldiz.

 

SEMAYİ arzeyler sizi

Gelipte şad eylediz bizi

Selamlaram cümleyizi

Hoş geldiyiz  safa geldiz.

 

Not: Bu deyişi rahmetli Amcam Aşık Kemter Veli (Çerçi Velo) devamlı bir misafir geldiğinde okurdu. Deyişin sözleri Aşık Semai’ye aittir. Her ikisinin de anısına saygı duyarak bu şiiri buraya koydum. Şiirin sözlerini amcamın söyleyiş biçimine(Kısas ağzı) göre yazdım.

           Ozan İsyani yazıları

             Özel Yazılarda

  Dertli Divani’nin “Yaşayan 

  İnsan Hazinesi” olması ile ilgili

  haber devamı 

Textfeld:

   Postnişin Veliyettin ULUSOY

                 Özel yazılarda

Textfeld:

Dertli Divani Röportajları

                 Özel yazılarda

KISAS

AKPINAR

Textfeld: 				BAŞYAZI

    Müjdeler olsun,
Kısasʼın tarihinde bir ilk gerçekleşti. Kısasʼın bağrından çıkmış bir insan ilk defa Dünya değeri olarak hemde „Yaşayan insan hazinesi“ olarak tarihlere geçti. Tabiki bunun ne olduğunu anlamak için; önce insan olmak sonrada insan değerlerini özümsemek ve insanlık hazineleriyle; maddi  hazineleri biribirinden ayırt etme bilincine erişmek lazım.
UNESCO, 2010 yılında "Semah Alevi-Bektaşi Geleneği", "Kırkpınar Festivali" ve "Geleneksel Sohbet Toplantıları" geleneklerini "İnsanlığın Somut Olmayan Kültür Mirası" listesine kaydetti. Bunlardan  "Semah Alevi-Bektaşi Geleneği"  ve onun içinde yer alan Aşıklık ve Zakirlik dalında ve Alevi Bektaşi geleneğinin en iyi temsilcisi olma gibi yaptığı çalışmalarından ve verdiği emeklerinden dolayı Dertli Divaniʼyi “Yaşayan İnsan Hazinesi” olarak kabul etti. 
Bu tabiki Kısas için, Kısaslılar için ve Alevi-Bektaşi dünyası için; övgülerin çok çok üstünde olan, gurur verici bir olay. Bunun tam anlamı şudur: Böylece hem Türkiye  Cumhuriyeti tarihinde, hemde Alevilik tarihinde ilk defa Alevilik-Bektaşilik adı konularak hem kabul ediliyor. Semah ve Zakirlikʼte, Alevilik –Bektaşilik içerisindeki inanç ritüellerinin değerleri olarak onaylanıyor…Çünkü bunu UNESCOʼya sunan Türkiyeʼnin Kültür ve Turizm Bakanlığı. Yani devlet… Bunu kendisi kabul ettiği gibi onu Dünyaʼnın da onayına sunarak;  geri dönülmesi imkansız bir karara da imza atmış oluyor. Yani devlet inkar etsede artık buna UNESCO izin vermez. Yani dünyanın 191 devleti demektir bu… 
Buna dünyadaki tüm Alevi ve Bektaşilerin gurur duyarak da sahip çıkması gerekiyor. 
Çünkü; bu yolumuzun Piri ve mürşidi saydığımız Postnişin Veliyettin Ulusoy bu gurur verici olayı önemseyerek Dertli Divaniʼye ödülünü bizzat kendi elleriyle verdi. Bende onu yürekten kutluyorum. 
Bundan dolayı bunu iyi anlamak lazım dedim. Tabi bulunduğu yerden ötesini göremeyenlerin bunu anlaması yada kavraması elbette biraz zor olabilir. Bu Yola tabi olanlar ancak bu Yola hizmet edenlerin değerini anlar. Emeği olmayanlar, emeğe saygı duymaz.
Peki UNESCO nedir?

UNESCO kelimesi, İngilizce United Nations Educational, Scientific and Cultural Organization kelimelerinin baş harfleri alınarak oluşturulmuştur. Dilimizde "Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Kurumu" biçiminde karşılanmıştır.
UNESCO Birleşmiş Milletler'in bir özel kurumu olarak, İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra, 1946 yılında kurulmuştur. Bu Kurumun Yasası 1945 yılı Kasım ayında Londra'da 44 ülkenin temsilcilerinin katıldıkları bir toplantıda kabul edilmişti. Türkiye, bu Yasayı imzalayan ilk yirmi devlet arasında onuncudur. UNESCO Sözleşmesi, ülkemizde 20 Mayıs 1946 tarihli ve 4895 sayılı kanunla onaylanmıştır.
UNESCO bütçesi, üye devletlerin iki yılda bir bu Kuruma ödedikleri aidat ile sağlanır. Bu bütçe dışında, Birleşmiş Milletler Özel Fonu'ndan, teknik yardım programından olmak üzere, önemli para kaynakları temin edilir. Bu kaynaklar, iki yıllık UNESCO bütçesi tutarına yakındır. UNESCO eğitim, bilim ve kültür alanlarındaki amaçlarını, kendisine üye olan her devlette kurulan Milli Komisyonlarla gerçekleştirmeye çalışır.
UNESCO'ya üye devletlerin sayısı 191'dir.
UNESCO Türkiye Milli Komisyonu Komitesi, Kültür ve Turizm Bakanlığınca ve Üniversitelerden bilim adamlarından oluşturulan bir komite tarafından önerilen dosya yada dosyaları inceledikten sonra bunu Birleşmiş Milletlerdeki UNESCO komitesine sunuyor. Üye devletlerin yaptıkları oylamalarla bunu kabul yada red edebiliyor.
Listeye geçen yıllarda Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın önerisiyle Türkiye'den; Karagöz, Mevlevi Sema Ayini, Aşıklık Geleneği ve Meddahlık-Ortaoyunu Geleneği dahil edilmişti. Ayrıca, Nevruz geleneği de Türkiye'nin de dahil olduğu Türk Cumhuriyetleri ve İran'ın ortak dosyası olarak kabul edilmişti. UNESCO'nun Somut Olmayan Mirasın Korunması Sözleşmesi, bu listeye giren geleneklerin tespiti ve korunmasını öngörüyor. Bu gelenekler dünya kültür mirası listesine girdi. 

																	Ozan isyani